KUL FANIDIR BUGUN VAR YARIN YOK AMA YOL COK MUKADDES.....BIRGUN VERICEGIZ SON NEFES.....NE MAKAM BELLI KALICI NE DE BOS HEVES.....SADECE RABBIMIZE HIZMETTIR GERCEK ADRES...
RABB'im.. SANA inandım, SANA güvendim, SANA yöneldim.. Kapına geldim, üstümdekiler yırtık sökük, karnım aç, susuzum, gözlerimden akan yaşlar durmak bilmez.. Vücudumun heryanı yara bere, yüreğim vücudumdan ziyade hasta.. Cismim biçare, ruhum beklemekte.. RABB'im.. Acizim, SANA muhtacım, yalnız ve tek SANA.. SEN hiçbirşeye muhtaç olmayansın.. İhtiyacımıda bilmiyorum.. Hiç bir şey bilmiyorum, cahilim.. Şüphesiz bilen SENSİN, ALİM SENSİN.. Ne aldığım abdest beni rahatlatır.. Ne kıldığım namazın hakkını verebilirim.. Ne dilim döner SANA niyaz etmem için..
Aklımda türlü fikirler.. Aklıma zulüm ederim.. Kulaklarıma acayip sesler gelir.. Kulaklarıma zulüm ederim.. Gözlerim baktıkça yanlışa bakar.. Gözlerime zulüm ederim.. Ellerimin uzandığı şeylerin ne olduğunu bilmem.. Dokunurum olur olmaz.. Ellerime zulüm ederim.. Ayaklarım beni nereye götürür? Bastığı yerler yangın dolu.. Ayaklarıma zulüm ederim.. Dilimde oluşup, ağzımdan dökülen kelimeler gerçeği anlatmaz.. Ağzıma, dilime zulüm ederim.. Hasılı ben kendime zulüm ederim.. Ya kapımı çalan kulların? Nedirler? Kimdirler? Neden bana gelirler? Kullarını anlamam ve kullarına zulüm ederim.. Herşey SENİ zikir ederken bana ne olur bilmem, SENİ zikirden uzaklaşırım.. Ey tüm Kemaleti kendinde bulunduran ALLAH'ım.. Kendimi Sana teslim etmeye geldim.. Bir bunu bilirim..
KOLAYCA TIKLAMANIZ İÇİN BAZI KISAYOLLAR


*Görgü Kuralları
*Dini Sualler
*Namazın Kılınışı
*İslamda Kadın
*Evlilik nedir?
*Eşitlik

*Genel Bilgiler
*Cennet ile Müjdelenenler
*Halifelik Yapanlar

*Pratik Bilgiler
*Dini Sualler
*Ahlak

*E-kart
*Ramazan'a özel

*Elifba
*Ayetler
*Kuran'ın Yazılışı
Ayların En Hayırlısı Ramazan-ı Şerif Geliyor... - Nur-u Muhammed Olmadan Asla - Blogcu

Ayların En Hayırlısı Ramazan-ı Şerif Geliyor...

www.yukarikayalar.wordpress.com 

(Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]




DUÂ
Allah’ım! Bizi Ramazana eriştir!
Bizi Ramazanın kıymetini idrâke eriştir!
Bizi Ramazanda vaad ettiğin yüksek müjdelere eriştir!
Bizi Ramazan bereketiyle rahmetine ve mağfiretine eriştir!
Bizi Ramazan hürmetine rızâna eriştir!
Bizi Ramazanda kullarına bağışladığın büyük sevaba,
yüksek fazîlete, nûrânî feyze ve eşsiz berekete eriştir!
Bizi Ramazan orucunun feyziyle Cehennemden âzâd ettiğin kullarından eyle!
Bizi Cennetin Reyyân kapısına ulaştıran oruca eriştir!
Bizi, Reyyân kapısına eriştir!

Âmîn… Âmîn… Âmîn…


Müjde Allah’a ait. Müjdeyi bize haber veren ve tebliğ eden Allah’ın Resûlü (s.a.v). Evet, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: “

Bu umûmî bir af kânûnudur. Kim bağışlanmak isterse, kim günahlarının kirinden arınmak isterse, kim mahşer günü mahcubiyetinden kurtulmak isterse, kim sırat köprüsü sıkıntısından kurtulmak isterse, kim Cehennem ateşinden âzâd olmak isterse, kim Resûlullah’ın (s.a.v.) şefaatine ermek isterse, kim Allah’ın rızâsına nâil olmak isterse, kim Cennete Reyyân kapısından girmek isterse Ramazan ayı orucunu tutmalıdır.

Haber ve müjde böyle.
Bu haberi bütün güvenilir hadis kitaplarında bulmak mümkündür.
Yani haberin doğruluğunda şüphemiz yoktur.
Yeter ki, bizim bağışlanma isteğimizden ve
Allah’ın rızâsını kazanma samîmîyetimizden şüphemiz olmasın!

Şimdi konuyla ilgili haberlerin ve müjdelerin bir kısmını buraya alalım:

Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

* “Kim Ramazan ayında hazır bulunursa orucunu tutsun.*

* “Beş vakit namaz kendi arasında, bir Cuma namazı diğer Cuma namazına kadar, bir Ramazan diğer Ramazana kadar hep kefarettirler. Büyük günah işlenmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.

* Muaz İbnu Cebel (ra) anlatıyor:
 “Bir seferde Resûlullah’la (s.a.v.) beraberdik. Bir gün yakınına tesadüf ettim ve beraber yürüdük.

“ `Ey Allah`ın Resulü` dedim. `Beni Cehennemden uzaklaştırıp Cennete sokacak bir amel söyler misin?`

`Mühim bir şey sordun. Bu, Allah`ın kolaylık nasip ettiği kimseye kolaydır; Allah`a ibadet eder, Ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılarsın, zekat verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Beytullah`a hac yaparsın!` buyurdular ve devamla:

`Sana hayır kapılarını göstereyim mi?` buyurdular.

 `Evet ey Allah`ın Resulü` dedim.

`Oruç günahlara ve Cehenneme perdedir. Sadaka hataları yok eder,
 tıpkı suyun ateşi yok etmesi gibi.
Kişinin geceleyin kıldığı namaz salihlerin şiarıdır` buyurdular.*

 



* Hz. Cabir (ra) anlatıyor: “Nu’man İbnu Nevfel bir gün dedi ki:

 

“`Ey Allah`ın Resulü! Farz namazlarımı kılsam, Ramazan orucumu tutsam, helali helal bilip haramı da haram tanısam ve bunlara hiçbir ilavede bulunmasam Cennete gider miyim?`

 Resulullah (asm): `Evet!` buyurdular. *

* Talha İbnu Ubeydullah (ra) anlatıyor: “Beli kabilesinden iki kişi Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yanına geldiler. İkisi beraber Müslüman olmuştu. Biri diğerinden gayretliydi. Bu adam, bir gazveye iştirak etti ve şehit oldu. Öbürü, ondan sonra bir yıl daha yaşadı. Sonra o da öldü.

Talha (devamla) der ki: “Ben rüyamda gördüm ki: ‘Ben Cennetin kapısının yanındayım. Bir de baktım ki yanımda o iki zat var. Cennetten biri çıktı ve o iki kişiden sonradan ölene, Cennete girmesi için izin verdi. Aynı vazifeli zat, bir müddet sonra yine çıktı, şehit olana da Cennete girme izni verdi.

Sonra, adam benim için geri geldi ve:

`Sen dön, senin Cennete girme vaktin henüz gelmedi!` dedi.

Sabah olunca Talha bu rüyayı halka anlattı. Herkes bu rüyada şehid olan zâtın Cennete öbüründen daha sonra girmesine şaşırmıştı. Bu, Resûlullah’a (s.a.v.) kadar ulaştı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

“`Bunda şaşacak ne var?` buyurdular.

Halk: `Ey Allah`ın Resulü! Bu zat din için çalışmada öbüründen daha gayretli idi ve şehit oldu. Ama öbürü Cennete bundan evvel girdi` dediler.

Bunun üzerine Resulullah (asm):

 `Berikisi ondan sonra bir yıl hayatta kalmadı mı?` buyurdu.

 `Evet!` dediler.

Peygamber Efendimiz (asm):

`Ve o Ramazana ulaşıp oruç tutmadı mı, bir yıl boyu şu
kadar namaz kılmadı mı?` buyurdu.

 Halk yine: `Evet!` deyince,

Resulullah (asm):

 `Şu halde ikisinin arasında bulunan mesafe gök ile yer arasındaki
mesafeden fazladır!` buyurdular. 

Yüce dînimizde bir takım günah ve hatâlar için şüphesiz telâfî yolları gösterilmiştir. Meselâ namaz kılmamak günah olduğu gibi, Ramazan ayında bilerek oruç yemek de günahtır. Namaz kılmamanın telâfîsi, yine namaz kılmaktır. Oruç tutmamanın telâfîsi, yine oruç tutmaktır. Kezâ kul hakkının telâfîsi, bu hakkı ödemek ve helâlliğini almaktır. Kezâ şirkin telâfîsi tevhîde girmektir, yani Allah’ın var ve bir olduğuna îmân etmek ve bu îmânda sebat etmektir.

Kul bir yandan eksikliklerini telâfî etme gayreti içinde olur; bir yandan da tevbe ve istiğfarda bulunur. Yapmadığı ibâdetleri Allah’a bir fıtrat borcu bilir ve kazâen yapmaya başlar. Günahlarından pişmanlık duyar ve Allah’ın bağışlayıcı olduğunu bilerek Allah’a döner. Bu esnada yeniden günah işlememeye çalışır. Eğer işlerse, acziyetini ve zaafiyetini bilerek, yeniden Allah’ın af ve bağışlamasına sığınır. Yani kul için af ve bağışlanma kapısı ölene kadar kapanmaz. Kul, Allah’ın bağışlayıcı olduğunu bilir, ümidini kesmez; kendisine düşen vazîfeleri de, gücü yettiği kadar yaparsa, inşaallah bütün günahları bağışlanır. Verilen müjde budur.


 Ramazan geLiyor ve biri gidiyor...:))

Ramazan geldi hoşgeldi!
Sokaklara tat geldi.
Bağlandı şeytanlar,
İbadete şevk geldi!

Sende bu kazanımlardan payını almak istiyorsan yapman gereken çok basit.
Yolda gördüğün hiç tanımadığın birine Allahın selamını ve tebessüm sadakanı ver.
Durakta, otobüste, vapurda, metroda yanına oturan kişiyle sohbet et ve takvim yaprağından okuduğun vecizeyi yada hadisi şerifi paylaş.
Evine bir garibi iftara çağır doyur ve giydir.
Erafındaki çocuklara ramazana ve oruca ait Peygamber kıssaları anlat.
Mideni yemekten alıkoyduğun gibi gözünü haram nazardan, dilini boş konuşmaktan, kulağını dedikodudan uzak tut.

Unutma kampanya için 29 günün var.
Kampanya süresince amel defterine kayıt ettireceğin her sevap için ahirette köşkler, saraylar, huriler seni bakliyor olacak.
Kampanyaya her yaştan katılım kabul edilmektedir. Katılımcıların yaptıkları amellere azami derecede ihlas katmaları gerekmektedir.

Ayrıca bu 29 gün içerisinde Kadir gecesini bulan katılımcılara 80'er sene değerinde ibadet yapmış olma sevabıda bonus olarak amel defterlerine yazılacaktır.İnşaallah.

Bu kampanya Allahın emri ve Resullahın ihbarı ile sabittir.
  hazır  şeytanLar da  zincire  vurulmıuşken  kurtuluşa  ermenin  yoLLarını  arayalım....


RAMAZAN    FIKRASI

Bircok ramazan-i serifi birlikte idrak etmis bir hanimla beyi konusuyorlarmis.

Bey, hanimina:

Hanim, Bunca senedir oruc tutuyoruz. Acaba Ramazan-i Serifi hic memnun edebildik mi?” diye sormus.


Hanimi;

A Efendi ! Dusundugun seye bak, o mubarek  hic memnun olmasa idi, her sene on gun ønceden gelir mi idi?” demis.


Artik 11 Ay İzİnlİyİm


Aziz kardeşim,

Her yaptığın iş deftere geçiyor… Mevsimlik elbise giyer gibi Ramazan

müslümanı olma… Sonra da Allah ısmarladık cami… ben tam 11 ay izinliyim…

Cuma günleri yoklamaya geleceğim, beni unutma… Ramazandaki yerimi yine

alırım… Kahvede bizim komşu ile şeytanın emri olan kumarı oynayacağız…

İçki içecek, haram yiyeceğiz.. Benim babam alim adamdı ben onun oğluyum…

Benim oğlum hafızdır ben onun babasıyım demekle yakanı kurtaramazsın…

Boşu boşuna kendini avutma…

Şayet yakınımızın hacı veya hoca olması bizi kurtaracak olsaydı.. Peygamber

efendimiz kızı Fatıma’ya ” ey kızım fatıma babam peygamber diye

güvenme hadiyerek ikaz edermiydi…?

Evet, ne hale geldik bunu biliyorsunuz… İnsanlıktan uzak olanlar tuzak kurdu..

Biz de o tuzağın iplerini örüyor, önümüzdeki tehlikeyi görmüyoruz…

Böyle nereye gidiyorsun Aziz Kardeşim…

Bindiğin uçağın pilotu kim? Hangi meydana inecek? Bu körlüğün sonu yok mu?

Cenab-ı Allah’ın : -” Habibim bırak onları kendi hallerine, yesinler, içsinler, eğlensinler, onları emel oyalayıp dursun… Sonra bilecek onlar ” (Hicr 3 )

Bu tehdidin karşısında hala teslim bayrağını çekmeyecek miyiz…

Bu gafiller sürüsünün peşinden gitmenin zararını anlamayacak mıyız daha?

EY MÜSLÜMAN…

Allah’ı Rab, Hz Muhammed’i (sav) önder,

İslam’ı nizam olarak kabul ettiysen… Zalime karşı dur, zillete boyun eğme

Söz ver ey ufukta batmaya hazır güneş..Yarın yine böyle doğacaksın değil mi?

Ve sen… ve sen…

Ey nil misali çağlayan kardeş…

Çağdaş firavunları biliyorsun değil mi?????????????


 

  DUA

Allah
`ım! Bizi Ramazana eriştir!
Bizi Ramazanın kıymetini idrake eriştir!
Bizi Ramazanda vaad ettiğin yüksek müjdelere eriştir!
Bizi Ramazan bereketiyle rahmetine ve mağfiretine eriştir!
Bizi Ramazan hürmetine rızana eriştir!
Bizi Ramazanda kullarına bağışladığın büyük sevaba, yüksek fazilete,
nurani feyze ve eşsiz berekete eriştir!
Bizi Ramazan orucunun feyziyle Cehennemden azad ettiğin kullarından eyle!
Bizi Cennetin Reyyan kapısına ulaştıran oruca eriştir!
Bizi, Reyyan kapısına eriştir!

Amin... Amin... Amin...

 


Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: acizgonul | Tarih: 2009-08-20 05:38:46
    Konu: Mübarek ola kardeşim
    Size Ramazan ayi geldi. O bereket ayidir. O ayda tam hayir vardir ve Allah sizi gasyeder. Rahmetini inzal eder, hatalari siler, dualari kabul eder. Sizin ragbetinize bakar ve sizinle meleklerine iftihar eder. Onun icin Allah'a kendi tarafinizdan hayir odeyin (Cok hayir yaparak Ramazanin hakkini verin). Zira saki, o ayda Allah'in Rahmetinden mahrum kalan kimsedir. Hadis-i Şerif

    Muhabbetle..

    Sevda..Amin canım şafak kardeşim Rabbim hakkıyla idrak edebilenlerden ve bağışlananlardan eylesin...Reyyan kapısından girebilmek duası ile muhabbetle can..

    Düzenleyen nurumuhammed gün: 21/8/2009 saat: 23:03

    Bağlantı »

  2. Yazan: canahmedimsav | Tarih: 2009-08-13 15:57:12
    Konu: selamünaleyküm
    Saadete Ulaştıran Yol; Sünneti Yaşamak
    Hz. Muhammed (sas)'e ilk ayetin gelmesi ile O'nun peygamberlik vazifesi başlamış oluyordu. Bu anda O'nun tek başına olduğunu görüyoruz. Yani o tarihte dünya üzerinde Müslüman adedi birdir ve İslam toprakları Peygamber'imizin ayağını bastığı yer kadardır.

    On sene sonrasına göz attığımızda Müslümanların sayısı artmış, İslam toprakları hatırı sayılır derecede genişlemiştir. Şayet her on senenin bir haritasını çizmek gerekirse görülecektir ki, bir asır içinde, bir yandan Müslümanların sayısı artarken, öte taraftan İslam toprakları genişlemiş, devlet hazinesi de o ölçüde dolmuştur.

    Meselenin maddî yönü böyle iken manevî yönüne el atıldığında daha çok dikkatimizi çekecek hallerle karşılaşıyoruz;

    Düşmanların dost, hırsızların doğru, cahillerin âlim, pislerin temiz, kabilelerin devlet, kanunsuzların medenî ve değersiz kimselerin değer buldukları, tarihî bir hakikattir.

    Bana göre çok kısa bir zamanda bir kişinin bu derece muvaffak olmasının sebepleri üzerinde araştırmak, Müslüman'ın vazifesidir.

    Şunu unutmamalı ki; Peygamber'in yaptıklarını yapmak sünnettir. Aynı şartlar insanı aynı sonuca götüreceğine göre, Peygamber'i taklit edenler de Peygamber'in ulaştığı başarılara ulaşacaktır. Peygamber'i taklit etmenin, hele şu devirde zorlaştığı açıktır. Lâkin kıymetli şeylerin zorluklar karşılığı elde edildiği de herkes tarafından bilinmektedir. Cennet kıymetsiz bir şey olmadığı gibi ucuz da değildir.

    Siyer kitaplarını okuyanlar bilirler ki, Resûlullah iki cihan serveri olmasına rağmen, Habibullah olmasına rağmen, pek çok eza ve cefalarla karşılaşmıştır. Zamanında açlık, yoksulluk, devamlı hareket halinde olma, yaralanma, yerinden yurdundan kovulma, ihanetler, suikastlar hepsi hepsi O'nun (sas) başına gelmiştir. O (sas) bütün bu hadiseler karşısında Allah'a güvenmenin ve sığınmanın gayreti içindedir ve devamlı İslam'ı yaşamanın, anlatmanın verdiği vazife şuuruna sıkı sıkıya bağlıdır.

    Peygamberimiz, meseleyi bir noktada düğümlüyor:

    "Allah birdir, dünya ve ahiret saadeti O'na inanmaya bağlıdır."

    Ben halen kendimi bu tebliğin karşısında hissederim. Allah'tan başka mabud edinmemek ve Allah'a inanmanın sonucu dünya ve ahiret saadetine ulaşmak... Bundan anlıyorum ki, Allah'a inanmakta ve sünnet-i seniyyeye ittiba etmekte, dünya saadeti gizlidir. Bu inanç saadet çekirdeği gibi gönlümüzde yeşermekte, en zor anlarda dahi içimizde bir tûba ağacı meyvelerini vermektedir. Dış dünyamızda kıyametler koparken içimizde hususi bir dünya bulunmaktadır ve biz, içimizdeki dünya hayatında mesut yaşamaktayız.

    Şair diyor ki;

    "Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde."

    Biz saadetler içinde yüzen bir dünya bulamasak da saadet bizim içimizde.

    Evet, iman ve sünnet-i seniyye baştan başa dermandır. Bu dermanın hangisi bizim derdimize şifa bilemeyiz.

    Hekimoğlu İsmail

    Allah c.c. razı olsun mevlam bu mübarek aylardan hakkı ile istifade edenlerden eylesin amin baki selam ve dua ile sevda kardeşim

    Sevda..ve aleyküm selam rahmetullahu ve berekatuhu Ahmed abi aminn inşaallah
    Elhamdülillah övülen aylara qirmiş bulunmaktayız :)
    Allah-u âlem bu mübarek ayları en qüzel şekilde değerlendirmeyi cümle müslüman kardeşlerimize nasip etsin.

    .
    Baki selam ve dua ile


    Düzenleyen nurumuhammed gün: 13/8/2009 saat: 21:38

    Bağlantı »

Yorum yaz!


« Önceki :: Sonraki »


Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....

Nur-u Muhammed Olmadan Asla